Thursday, May 12, 2005
Derken minibüs geldi: Kumluca- Finike-Demre-Kekova. Üç gibi çıktık yola. Bir ben varım yerli olmayan. Biraz daha şehir, çok adını duyduğum ama uzunluğundan başka bir özelliğini göremediğim Konyaaltı plajı, sonra sağı solu çam ağaçlarıyla kaplı bir yol. Anlatmamın sebebi, kısmen benim bunları önceden okuyup bilebileceğim bir kaynak--en azından internette--bulamamış olmam. Haritalar da yetmiyor. Yukarıda adı geçen yerleşim yerlerinin sırası ve ne kadar yolum olduğu konusundan pek fikrim olmadığından, arada sırada beliren tabela yığınlarını pürdikkat okumaya çalışıyorum. Adını duyduğum ama hiçbir zaman tam register etmediğim otel ve tatil köylerinin adını görüyorum. Rixos, Magic Life falan. Önce Beldibi Tatil Köyleri diye tabela var, 10 km boyunca. Sonra Göynük Tatil köyleri. Sol tarafta yani sahil boyunca bazı belli ki çirkin şehirleşmiş yerler. Yaklaşık 45 dakika sonra vardığımız Kemer'i pek hatırlamıyorum bile, merkezine girmedik çünkü. Sonrasında da ben hem acıktım, o sandviç pek kesmedi tabii ki, hem de sağ arka köşede güneşi yediğim için piştim, kötü oldum. Bir yarım saat sonra bir gözlemecide mola verdik. 10 dakika! Şimdi 10 dakika molası varsa daha ne kadar çok yolu var diye merak ettim. Ama yine Kekova'nın ne kadar uzakta olduğunu bilmediğim için ha vardık ha varacağız hissiyle devam ettim. Gözleme ve çay iyi geldi tabii ki.

0 Comments:
Post a Comment
<< Home